Savunma Sanayii'nin konumu
- Orhun Batıbeyi
- 15 Mar 2025
- 2 dakikada okunur
Hoyratsızca, her daim her şeyi bildiğini zanneden, bu yüzden de sürekli yanılan AKP iktidarının, hepimizin açıkça görebildiği hatalarının yanı sıra, yalnızca uzman gözlerin fark edebileceği ve vahim sonuçlar doğurabilecek büyük yanlışları da var lakin bu tür hatalar pek gündeme gelmiyor.
Yıllardır âtıl durumda bulunan Samsun/Çarşamba'daki şeker fabrikasının, MKE'ye devredilmesine karar verilmiş. Medyaya göre MKE burada 2 milyar liralık bir yatırımla mühimmat, roket ve füze yapımında kullanılan ham maddeleri üretecek.
Eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve aynı zamanda TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş'un, milletvekili olduğu Samsun'a böyle bir yatırım kazandırmak istediği anlaşılıyor. Konuyla ilgili açıklamaları ve haberleri de, yerel basına kendisi yapmış. Ancak, yıllardır savunma sanayii üzerine çalışmış birisi olarak, bu karar askerî açıdan geri dönüşü ağır, zahmetli olan çok büyük bir hata. Askerî planlama, gelecekteki savaş ihtimallerine göre yapılır ve kritik üretim tesislerinin hava veya deniz saldırılarından uzak, sabotaja karşı korunmalı bölgelerde kurulması gereklidir. Türkiye'deki genel olarak savunma sanayisinin Ankara merkezli olmasının temel sebebi budur. Eskişehir'de havacılık, Kırıkkale'de mühimmat ve silah sanayi olarak konumlandırılmış geçmişte bu ekosistem.
ASELSAN'nın yan firmaları Sivas'ta ve Konya'da bu sebepten açıldı. Roketsan, HAVELSAN, TAI, TÜBİTAK SAGE, MKE gibi kritik tesisler de yine bu yüzden İç Anadolu'da kuruldu.
Afyon'da yıllar önce yaşanan basit bir cephanelik patlaması dahi, askerî açıdan yer seçiminde bu kriterlerin ne kadar mühim olduğunu gösterdi. Samsun'da savunma sanayii yatırımı yapma fikri tüm bunlara rağmen ciddi bir öngörüsüzlük örneği. BMC'nin Karasu'da bir tank fabrikası kurma planı, daha önce benzer bir hata olarak bu vizyonsuzluğun bir parçası idi. MSB'ye bağlı Tank Palet Fabrikası içerisinde sadece bakım yapılabiliyor, üretim yapılamıyordu lakin ne hikmetse zannedersem bedava diye Adapazarı sınırlarındaki tesisler BMC'ye kiralandı. AKP iktidarı, neyse ki bu yanlışın farkına vardı ve sonunda tank fabrikası Ankara'da kuruldu.
Deniz Kuvvetleri için üretim yapmıyorsan, savunma sanayi tesislerini denize yakın bir yere kurmazsın/kuramazsın, böyle bir yere yatırım düşmanın hem hava hem de deniz saldırısına açık hale geliyor.
Türkiye'nin savunma sanayisinde 20 yılda çağ atladığı iddia eden bir parti, nasıl olur da böyle bir gerçeği gözden kaçırır?
Neyi öngördüler ki, bunu öngörsünler?



Yorumlar