İleri
- Orhun Batıbeyi
- 4 gün önce
- 2 dakikada okunur
Zannediyorsam, günün birinde -kapanışında- bu işin burada bitmediğini, bir gün geri döneceğimi söylemiştim. 20 sularıydı saat; ki o ân benim ne sularım, ne takatim kalmamıştı; ki o ân dâhi ben; ben olmaktan geri durmamıştım. Ne takatim, ne gücüm, ne benliğim kalmış iken ortada, bitti demelerine de gerek yok, bitti dediğim yerde bir gün geri döneceğimi tüm inancımla söylemiştim. İşte buradayım, en güçsüz halimle, bir gün en güçlü olacağım halime geleceğimi biliyordum. Nitekim, buradayım.
Hikayelere inanırım; çok inanırım. Hikayelerin gücüne, büyüsüne, geçmişine, geçmişin tezahürüne ve hatta geleceğin dâhi geçmişe etkisine inanır, bilirim. Hikayelere inandığım kadar batıl inançlı bir inançsızım. İradem ki en inançsızın bile bir inancı olmalı. Zirâ insan, zinhar inancı olmadan hayata devam edemez, edemiyor da.
Hikayeme inanıyorum; bana bahşedilen, verilen hikayeye değil, yarattığım hikayelere inanıyorum. Hikayeyi bitirmek, kapatmak, ara vermek, kaldığımız yere bir yaprak koymadan o kitabı rafa kaldırmak bende yok, nerede kaldığımızı biliyorum; neyi, nasıl daha iyi yapacağımızı biliyorum, geri döneceğimizi biliyorum.. 20 sularında sinirle kurduğum, bağıra çağıra söylediğim her bir şeyi teker teker gerçekleştirecek güce sahip olduğumu biliyorum; ki o zaman da o güçteydim, ancak o ağırlığı kaldırmaya ellerim yoktu, artık var, ben tarafından vâr edildi.
Nerede olursak olalım, nasıl olursak olalım ve kaç yılında olursak olalım her daim bir şansımız daha olduğunu biliyorum. Hayatımın en kötü ânlarında pes etmeyen, bırakmayan, inançla ileri bakan ben kimse düşünmesin ki kapıdan içeri adım atmamla ileride yokuşlar var, soğuk var, ateş var, ileride tehlikeler var diye olduğum yerde kalacağım. Kalmayacağım.
100 metre ötede ayrı, 200 metre ötede ayrı, 1 kilometre ötede ayrı tehlikeler olabilir, bizim yolumuz bunlardan çok daha uzun; biz, bizim yolumuzdaki tüm tehlikeler için en büyük tehlikeyiz zirâ.
Hayatım müddetçe başarısız olmak benim için ne bir düşünce, ne de önlem almam gereken bir olasılık olmadı, olamazdı. Hayatım müddetçe başarılı olanları izlemek benim için tek bir ân dâhi zevk olmadı; ki nefret bile olamadı, gözlerimi kapattım ki biliyordum ki geleceğim, ki biliyordum ki, geldiğimde hepsini geçeceğim, yeneceğim, altıma alacağım.
Kendimi, âslımı hiç reddetmedim. Narsist olduğumu birisi söyleseydi, onu reddetmezdim. Kendime asla bunu söylemezdim, düşünmem de, değilim de ancak karşımdaki insanın bunu düşünmesi için yeterli sebepleri her daim olur, onları anlarım; ki insanları anlamamak gerekir bu dünyada artık, çok uzun zamandır, orada hiç şüphem yok.
3-5 sene önce, belki daha eski, belki o aralık şunu dilemiştim; 'artık başarısız olmak istiyorum, başarısızlığın tadına bakmak istiyorum' çünkü o'dur ki; öyle ki insan en başarısız olduğu vakit yanında olacakları görmek ister bazı ânlar, ben göremedim çünkü hayatımda hiç başarısız olamadım, ben girdiğim hiçbir yoldan geri dönmedim; ben, elimi attığım hiçbir şeyden kayıp eylemedim, etmedim de. Nerede olursam olayım, benim kanımda kazanmak var, sonuna kadar gitmek var.
Hikayelere inanmıyorum, hikayelerime inanıyorum; kendi elimden, dilimden, beynimden vâr ettiğim hikayelerimin hepsine inanıyorum ve çok iyi biliyorum, hepsinin içerisindeki tüm paydaşlar da onları yaratana, yazarına inanıyor. Konuştuğum her bir üçüncü şahıs, bir dakika diyalog kurduğum herkes bana inanır, çünkü ben yalan söylemem; kimse okuma bilmez, ancak benim gözlerimi okurlar çünkü ben okuma bilmeyenin bile anlayabileceği bir dilim; dil idim.
Hikaye bitmedi, biliyorum. Nasıl, ne zaman, nerede olursa olsun hikayeyi en güzel şekilde yazacağımı çok iyi biliyorum; ve yazmaya devam edeceğimi de biliyorum.
Hikayenin tüm paydaşları beni bekliyor, bana inanıyor, yapılan tüm hata ve yanlışlara rağmen... Hikaye, bitmedi. Hikayelerim hiç bitmez, ölsem de bitmez. Hikayelerim, ölsem de.
Hikaye bitmedi, kavuşmamıza az kaldı.

Yorumlar